"GAZETECİLERE ÖZGÜRLÜK'' KAMPANYASI
GENEL BAŞKANIMIZ İPEKÇİ, TGC'NİN ESKİ BAŞKANI GÜRELİ,
SANATÇI YILDIZ KENTER VE ŞAİR ATAOL BEHRAMOĞLU İLE
''ERGENEKON'' DAVASINI İZLEYEREK, TUTUKLU GAZETECİLER
BALBAY VE ÖZKAN İLE GÖRÜŞTÜ
(31 Mayıs 2010)
Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS) Genel Başkanı Ercan Sadık İpekçi, Türkiye'de tutuklu olarak yargılanan 46 gazeteci olduğunu belirterek, ''Öncelikle cezaevlerindeki tutuklu gazetecilerin serbest bırakılmasını, ardından da parlamentonun kanunlarda düzenlemeler yapmasını istiyoruz'' dedi.
Genel Başkan İpekçi, TGS yönetim kurulu üyeleri ve İstanbul Şubesi yöneticileri ile Türkiye Gazeteciler Cemiyeti'nin eski başkanı, gazeteci Nail Güreli, şair Ataol Behramoğlu ve sanatçı Yıldız Kenter, İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi'nce, Silivri Ceza ve İnfaz Kurumları yerleşkesinde oluşturulan salonda görülen ikinci ''Ergenekon'' davasını izledi.
Tutuklu olarak yargılanan Cumhuriyet Gazetesi yazarı Mustafa Balbay ve gazeteci Tuncay Özkan ile öğlen arasında görüşen İpekçi, Güreli, Yıldız ve Behramoğlu, binanın çıkışında basın açıklaması yaptı.
Üzerlerinde tutuklu gazetecilerin fotoğraflarının bulunduğu, ''Gazeteciler özgürdür'', ''Düşüncelerimi yazdım, cezaevindeyim'' ve ''Basın özgürlüğü ihlaline hayır'' yazılı dövizler taşıyan grup adına açıklama yapan Genel Başkan İpekçi, 24 Mayısta ''Gazetecilere Özgürlük'' kampanyasını başlattığımızı hatırlattı.
Tutuklulukların tahliyeye dönüşmesi amacıyla gerçekleştirdirdiğimiz kampanyanın Uluslararası Gazeteciler Federasyonu tarafından da destek gördüğüne dikkati çeken İpekçi, bu davadaki tutuklu yargılamanın kanayan bir yara haline geldiğini, infaz ve cezaya dönüştüğünü vurguladı.
TGS'nin yaklaşımının yargıya müdahale olarak değerlendirilmemesi gerektiğine işaret eden İpekçi, vicdanlara seslendiğimize işaret ederek, ''Mahkemelerin vicdanları dinleyerek insani kararlar vermesini bekliyoruz'' dedi.
Türkiye'de tutuklu olarak yargılanan 46 gazeteci olduğunu, 15 gazetecinin de tutuksuz yargılanmasının devam ettiğini hatırlatan İpekçi, mevcut Türk Ceza Kanunu ve Terörle Mücadele Kanunu ile koşulların iyileşmesinin mümkün olmadığını savundu. İpekçi, ''Öncelikle cezaevlerindeki tutuklu gazetecilerin serbest bırakılmasını, ardından da parlamentonun kanunlarda düzenlemeler yapmasını istiyoruz'' diye konuştu.
ADALET BEKLİYORUZ
Silivriye adalet istemek için geldiklerini belirten Nail Güreli de ''Silivri'nin bir siyasi toplama kampına dönüştüğünü görüyoruz. Adalet bekliyoruz'' diyerek görüşlerini açıkladı.
Yıldız Kenter ise Balbay ve Özkan'ın görmekten büyük mutluluk duyduğunu ifade ederek, moral bakımından çok sağlıklı olmalarının kendisini mutlu ettiğini söyledi.
Türkiye’de insanların güven duygusunu yitirdiğini anlatan Kenter, “Bir insan ülkesinden en çok güven duygusunu sağlamasını ister. Bu insanlara bu kadar sıkıntı yaşatılmasına kimsenin hakkı yok. Ben buna isyan ediyorum, bu durumdan huzursuz oluyorum” diye konuştu.
Ataol Behramoğlu ise davadaki tutukluluğun esarete dönüştüğünü ifade ederek, ''Türkiye'deki esaret hukukuna bir an önce son verilmesini istiyoruz. Bütün yazarları eyleme çağırıyorum. Dünya kamuoyunun aydınlatılmasını istiyorum'' şeklinde konuştu.