 |
|
 |
| |
|
Sitede 15 misafir çevrim içi |
|
|
 |
|
 |
|
 |
|
 |
| |
|
SABAH VE ATV'DE GREVİ YENİDEN BAŞLATTIK 
4 Mart 2010 Sabah Gazetesi, ATV ve dergi grubunun da içinde bulunduğu Turkuvaz Grubu'nda 13 Şubat 2009 tarihinde çıkılan ve 154'üncü gününde mahkeme kararıyla durdurulan grevimizi, kararın Yargıtay 9. Hukuk Dairesi tarafından bozulması üzerine yeniden başlatık. Genel Başkanımız Ercan İpekçi, yönetim kurulu üyelerimiz, Türk-İş İstanbul 1. Bölge Temsilcisi Faruk Büyükkucak, Hava-İş Sendikası Genel Başkanı Atilay Ayçin ile bazı sendika temsilcileriyle Sabah gazetesi ve ATV'nin Balmumcu'da bulunan binasına gelerek ''Bu iş yerinde grev vardır'' yazılı pankartını astılar. Genel Başkan İpekçi, yaptığı konuşmada, hukuksal mücadelemizin sonucu olarak geçen yıl 13 Şubatta başlattığımız grevi ve mücadelemizi aynı kararlılıkla sürdüreceğimizi kaydetti. İpekçi, ''Yaptığımız itiraz üzerine Yargıtay 9. Hukuk Dairesi bu kararı bozdu. Bugün burada grevimizi tekrar başlatıyoruz. Yeniden başlatılan greve, TÜRK-İŞ ve diğer sendikalar Tekel işçilerine verdikleri desteklerini bize de verecek'' dedi. |
|
Devamı...
|
|
|
ATV-SABAH'TA GREVE DEVAM 1 Mart 2010 Türkiye Gazeciler Sendikası'nın mücadelesi ve hukuki girişimleri sonucunda,Turkuvaz Medya grubundaki ''grevin durdurulması yönündeki kararın hukuken yok hükmünde olduğuna'' karar verildi. İstanbul 2. İş Mahkemesi'nde görülen davada, aynı mahkeme tarafından 17 Temmuz 2009 tarihinde verilen ''grevin durdurulması'' yönündeki karara ilişkin Yargıtay 9. Hukuk Dairesi'nin 15 Eylül 2009 tarihli bozma ilamı okundu. Sendikamızın, Yargıtay'ın bozma ilamına uyulmasını ve grevin durdurulması yönündeki ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasını isteği duruşmada, işveren vekilleri ise Yargıtay kararını hukuka uygun değerlendirmediklerini ve ihtiyati tedbir kararının devamını talep etti. Mahkeme, Yargıtay 9. Hukuk Dairesi'nce bozulmakla ortadan kalkmış bulunduğunu, bu nedenle grevin durdurulması yönündeki kararın da hukuken yok hükmünde olduğuna karar verdi.
|
|
Devamı...
|
|
|
BAŞBAKANI HUKUKA SAYGIYA ÇAĞIRIYORUZ 26 Şubat 2010 Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Hükümet icraatlarını eleştiren köşe yazarlarının işten çıkarılmasını ima eden açıklamalarıyla hukuk devleti ilkelerini bir kez daha ayaklar altına aldı. Medyayı “tahrikçi”, köşe yazarlarının yaptığı yorumları “garip ve çirkin” olarak nitelendiren Başbakanın bu açıklaması bizatihi “garip ve çirkin”dir. Başbakanların, gazetecileri ve köşe yazarlarını, düşüncelerini ifade etmekten alıkoyma çabaları, hükümetlerin “çizgisine” davet etmeleri, yorumlar için “müsaade” çıkarmaları demokratik rejimlerde söz konusu bile olamaz. Bu tür müdahale, sansür ve otosansür girişimleri, basın ve ifade özgürlüğü konusunda Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin verdiği ilke kararlarıyla asla bağdaşmaz. Çalışanların hakları, iş kanunlarıyla ve toplu iş sözleşmeleriyle düzenlenir. Basın emekçilerinin, gazetecilerin, köşe yazarlarının haklarını koruyan iş yasaları, meslek örgütleri ve sendikaları vardır. Gazetecilerin mesleki çalışmaları basın meslek ilkeleriyle sınırlanabilir. Köşe yazarlarının, gazetecilerin işten çıkarılması ne medya patronlarının keyfi kararlarına ne de Başbakanların keyfi taleplerine bağlıdır. Görevini yapan basın mensuplarının keyfi olarak işten atılması için çağrı yapmak, çalışanların geleceğiyle, işiyle, aşıyla oynamak, unvanı Başbakan dahi olsa hiç kimsenin hakkı da değildir, haddi de değildir. Başbakanın, medya patronlarına yaptığı bu çağrıya karşılık biz de Başbakanı, hukuka saygı duymaya davet ediyoruz. Türkiye Gazeteciler Sendikası, mağdur edilen her basın emekçisine sahip çıkacak ve haklarının takipçisi olacaktır.
|
|
Devamı...
|
|
|
TGS Üyeleri Anadolu Ajansı’nda “ÜRETİMDEN GELEN GÜCÜ”nü Kullandı
TGS Genel Başkanı Ercan İpekçi : “Anadolu Ajansı’nın özerklik yapısını zedeleyecek müdahalelere sessiz kalamayız.”
"AA'nın mali yapısı ve denetimi, haklarında soruşturma açılmış kişilere teslim edilmemelidir" "Bu kuruma her türlü hükümet müdahalesini reddediyoruz" "Durum vahim, endişelerimiz yüksektir"

04 Şubat 2010 Türkiye Gazeteciler Sendikası üyesi basın emekçileri, TEKEL işçilerinin
direnişini desteklemek amacıyla Anadolu Ajansı işyerlerinde 1 saat
süresince çalışmama hakkını kullandılar. AA Genel
Müdürlüğü’ndeki TGS üyeleri saat 11.00’den itibaren işyerinden çıkarak,
bina önünde toplandılar. Bu arada haber, fotoğraf ve görüntü yayını da
durduruldu. AA çalışanları, alkış ve sloganlarla TEKEL işçileriyle
dayanışmalarını gösterdiler. Burada konuşan TGS Genel Başkanı
Ercan İpekçi, TEKEL işçilerinin 52 gündür yaptıkları eylemi desteklemek
ve onlara katkı vermek amacıyla toplandıklarını ifade ederek, TEKEL
işçilerinin verdiği mücadelenin kazanılmış hakları muhafaza etmeye
yönelik bir hak arayışı olduğunu söyledi. Konuşmasında Anadolu Ajansı'da meydana gelen son gelişmelere de değinen İpekçi, kurumun özerklik yapısını zedeleyecek çok ciddi mücadeleler yaşandığına işaret etti. Basın Yayın ve Enformasyon Genel Müdürlüğü ile imzalanması istenen abonelik sözleşmesinin, AA'daki iç atamalara dahi müdahaleyi öngördüğünü kaydeden İpekçi, "Buraya vasi atamak,
burayı vesayet altına almak, burayı açıkça siyasi iktidara bağımlı hale
getirmek, buranın özerklik yapısına darbe vurmaktır" dedi. Kurumdaki bazı atamalar ve görev değişiklikleriyle ilgili kaygılarını da dile getiren İpekçi, "Atamalar konusunda yönetimlerin serbestliği vardır.
Bizim bu konuda bir müdahale etme imkanımız asla olamaz. Yayın
politikasını belirlemek, atamaları yapmak, yer değiştirmeleri yapmak
tamamen yönetimin sorumluğunda, yetkisindedir. Bu atamalarda, görevden
almalarda başka birtakım saikler etkili oluyorsa, o zaman biz
rahatsızlığımızı dile getirmek zorundayız. Orada tahammül
sınırlarımızın zorlandığı bir noktadayız. Orada artık insan hakları,
toplu sözleşme, Anayasa ihlal ediliyor. AA'nın kuruluş kanunundaki
temel amaçlar ihlal ediliyor" diye konuştu. TGS'nin Ana Tüzüğü’nde, sendikanın amaçları arasında “TGS, din, mezhep, ırk, renk, cinsiyet, inanç ve siyasi kanaat ayrılığı yapmadan; bilinçli, eğitimli, inançlı ve emeğin çıkarları etrafında bütünleşmiş bir işçi topluluğu meydana getirmek için çaba gösterir'' denildiğini anımsatan İpekçi, konuşmasında özetle şunları söyledi: "Bizim, üyelerimiz arasında bir ayrım yapmamız asla söz
konusu olamaz. Herkes burada eşittir, sendika yöneticileriyle birlikte
eşittir. Hepimiz burada birer çalışanız. Toplu sözleşme masasına
oturduğumuz zaman veya birisinin başına bir mağduriyet geldiği zaman
onu yukarıda saydığım kavramlar, sıfatlar çerçevesinde ayıramayız,
bölemeyiz. Bizim amacımız bölmek
değil, bütünleştirmektir ama bizi bölmeye çalışan, burada sürekli
olarak sorun yaratmaya çalışan zihniyetle de kavgamız vardır. Atama, tayin, görev değişikliği, yukarıda saydığım sıfatlar dikkate alınmadan yapılmak zorundadır. Bir gazetecinin yaptığı
haberinden dolayı ya da servis içindeki birtakım davranışlarından
dolayı iki günde bir savunmasının istenmesi ve bu savunmaların
istenmesindeki artış bizi ciddi biçimde rahatsız ediyor. Yolsuzluktan
dolayı hakkında soruşturma açılmış kişilere mali yapı teslim edilirken
ve onları denetleme görevi, hakkında soruşturma açılmış kişilere teslim
edilirken, onlar hakkında bir savunma talebi yokken, bir inceleme
yapılmazken burada görevini yapan insanları bu şekilde taciz etmek
yanlıştır, bizi rahatsız ediyor. AA'nın mali yapısı, hakkında soruşturma açılmış kişilere teslim edilmemelidir. AA'nın denetimi, hakkında soruşturma açılmış kişilere teslim edilmemelidir. Basın
Yayın ve Enformasyon Genel Müdürlüğü ile yapılan sözleşme ile birlikte
bunda ısrar, özerklik yapısını zedeleyen siyasi müdahalelere açık bir
uygulamayı beraberinde getirir. Bırakın görevimizi yapalım,
özgürce haberciliğimizi yapalım. Meslek ilkelerine uygun habercilik çerçevesinde bırakın işimizi yapalım. Mobbing'e mahkemeler artık ceza veriyorlar. Bu tacizlerden vazgeçin. Bırakın rahat çalışsın insanlar. Eğer
aramızda bizi bölmeye çalışan, bizi yukarıda saymış olduğum sıfatlarla
tefrik etmeye çalışanlar varsa onlar bizden değildir. Onlar işçi
değildir, onlar gazeteci değildir. Sendikaya üye iseler derhal istifa
etsinler üyelikten. Gazetecinin görevi, bu tefriklerden kurtulmaktır, insanların zihninden bu ayrılıkları silip atmaktır; yeni bölücülükler yaratmak, dosyalar,
andıçlar hazırlamak değildir. Bu memleket andıçlardan çok çekti. Eğer
andıç hazırlayan, dosya hazırlayan, bir takım iftiralar atanlar varsa,
çok yanlış yapıyorlar. Hepimiz zaman zaman hatalar yapabiliriz, hepimizin zaman zaman eksikleri olabilir ama ihanetin affı yoktur. Mesleğe ihanet edenler, arkadaşına ihanet edenler, işçi sınıfına ihanet edenler bizden değildir. Uluslararası meslek ilkesi, “Gazeteci, mesleki konularda hükümetlerin ya da başkalarının her türlü müdahalesini reddeder; yalnızca meslektaşlarının yargılarını, değerlendirmelerini kabul eder'' der. Bu kuruma her türlü hükümet müdahalesini reddediyoruz. Buna yönelik, özerkliğe yönelik müdahaleyi reddediyoruz. Durum vahim, endişelerimiz, kaygılarımız yüksek."
|
|
Devamı...
|
|
|
OLAY GAZETESİ'NDE HUKUK DIŞI UYGULAMA 21 Ocak 2010 Bundan iki gün önce, “Bursa tarihi bir güne uyanıyor” diyerek, “BU İŞYERİNDE GREV VARDIR” pankartını bu alana asmıştık. GREV pankartı, TMSF’nin tayin ettiği geçici yöneticilerin talimatlarıyla yasadışı bir uygulamayla yerinden indirildi. Yasal bir hakkın kullanımına duyulan tahammülsüzlük, kamusal çıkarlar adına hareket etmesi gereken TMSF’nin tayin ettiği geçici yöneticilerin emeğe ve alın terine karşı tutumlarının son örneğidir. Bu davranış, onların, kamusal çıkarları korumaktan ne denli uzak olduklarının da bir göstergesidir. İznimiz olmadan bu pankarta bir kez daha el sürmeye kalkanlar kendilerini mahkemede, hakim karşısında hesap verirken bulurlar Bir kez daha haykırıyoruz, zafer, “Zafer bizimdir” diyebilen, yürekli, inançlı emekçilerin olacaktır. Emeğin onuru sendikalı olmaktır. |
|
Devamı...
|
|
|
OLAY GAZETEDE GREVE BAŞLADIK 
19 Ocak 2010 Bursa, tarihi bir güne daha uyanıyor. Üretimden gelen gücün kullanımının en somut ifadesi olan grev, Bursa’da medyanın öncü kuruluşlarından olan Olay Gazetesi’nde, bu pankartla hayata geçiyor. Ancak, ne acıdır ki, anayasal hak olan sendikal örgütlenmeye, yine kanunlarla milletin haklarını korumak için kurulmuş TMSF’nin, Olay Gazetesi’ne atadığı yöneticiler darbe vurmuştur. İkisi işyeri temsilcisi, 7 arkadaşımızın işten atılmasıyla başlayan süreç sonunda, TMSF’nin atadığı yöneticiler, kalan arkadaşlar üzerinde baskı yapmışlar ve sendikadan ayrılmaya zorlamışlardır. Anayasal bir hakkı ve insana ait evrensel bir değeri, hukuk dışı yöntemlerle ihlal ederek suç işleyen Olay Gazetesi sorumlularını Bursa kamuoyu önünde kınıyoruz! Bu kadrolar, bütün olumsuzluklara, bütün hayal kırıklıklarına, bütün moral bozucu gelişmelere aldırmadan; işçi sınıfının ve basın emekçilerinin hak mücadelesi yolunda yürümeye kararlı ve inançlı insanlardır. Zafer, “Zafer bizimdir” diyebilen, yürekli, inançlı emekçilerin olacaktır. |
|
Devamı...
|
|
|
İNSAN HAKLARI GAZETECİLİĞİ
7 Ocak 2010 Avrupa Komisyonu’ndan sağlanan mali destek çerçevesinde, Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS) ve Avrupa Gazeteciler Federasyonu (European Federation of Journalists- EFJ) tarafından ortaklaşa yürütülen ‘‘TÜRKİYE’DE İFADE ÖZGÜRLÜĞÜ: DEĞİŞİM İÇİN GAZETECİLER SENDİKASININ GÜÇLENDİRİLMESİ’’ başlıklı 20 aylık projenin üçüncü etkinliği “İNSAN HAKLARI GAZETECİLİĞİ” başlığı altında 9-10 Ocak 2010 tarihlerinde Ankara'da gerçekleştirilecek. İki günlük eğitim çalışmasında, gazetecilerin hak ve sorumlulukları, gazetecilere yönelik hak ihlallerinin yanı sıra gazetecilerin yaptıkları insan hakkı ihlalleri, ulusal ve uluslararası meslek ilkeleri, uluslararası sözleşmelerden kaynaklanan sorumluluklar, Avrupa'daki medyanın durumu, Türkiye'de ifade özgürlüğüne ilişkin kısıtlamalar ve akreditasyon sorunları ele alınacak. Seminer, 9 Ocak Cumartesi günü saat 10.00’da TGS Genel Başkanı Ercan İpekçi’nin 2009 yılındaki Basın Hakkı İhlallerine ilişkin raporu açıklayacağı konuşmayla başlayacak. İki günlük seminer, Türkiye Gazeteciler Sendikası’nın diğer meslek kuruluşları ve demokratik kitle örgütleriyle birlikte 2010 yılı içerisinde başlatacağı “Türkiye’de Basın ve İfade Özgürlüğü” kampanyası üzerinde yapılacak değerlendirmeyle sona erecek. Toplantı, basına açık olarak yapılacaktır. Tüm basın emekçilerinin katılımını bekliyoruz. |
|
Devamı...
|
|
|
AYDINLIK DERGİSİNİN KAPATILMASI BASIN ÖZGÜRLÜĞÜ İHLALİDİR 10 Aralık 2009 Aydınlık dergisinin, bazı sayılarındaki haberler gerekçe gösterilerek 1 ay süreyle kapatılması ve son sayısının da toplatılmasına ilişkin mahkeme kararı, basın özgürlüğünü kısıtlayan kanun hükümlerinin varlığını bir kez daha ortaya koymuştur. Böyle bir uygulamayı, doğrudan doğruya basın özgürlüğünün özüne yönelik bir müdahale olarak kabul ediyor ve kınıyoruz. Kanunlardaki bütün aykırı hükümlere rağmen, mahkemelerin karar verirken, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) içtihatlarını göz önünde bulundurması gerektiğine inanıyoruz. AİHM’nin, sadece kabul gören görüşlerin değil, toplumu sarsıcı ve rahatsız edici her türlü düşünce açıklamasının bile; “şiddet”, “silahlı mücadele”, “ayaklanmaya teşvik” ve “kin ve nefret söylemi” içermemesi şartıyla; “ifade özgürlüğü” kapsamı içinde değerlendirilmesi gerektiğine ilişkin kararını kamuoyuyla bir kez daha paylaşma ihtiyacı duyuyoruz. |
|
Devamı...
|
|
|
Gazetecilerden Avrupa çapında eylem
GAZETECİLİK İÇİN AYAĞA KALK
ATV-Sabah, CHP ve Olay gazetesi önünde, sendika düşmanlığı protesto edildi

05 Kasım 2009 Uluslararası Gazetecilik İçin Ayağa Kalk kampanyası dolayısıyla, Türkiye Gazeteciler Sendikası, İstanbul'da Sabah-ATV önünde, Ankara'da Halk TV'ye mali destek sağlayan CHP'nin önünde, Bursa'da ise Olay gazete ve televizyon binasının önünde basın açıklamaları yaptı. İstanbul'da TGS Genel Sekreteri Sergül Keskin, Ankara'da TGS Ankara Şube Başkanı Turgut Dedeoğlu ve Bursa'da TGS Bölge Temsilcisi Şengül Önder tarafından okunan basın açıklamasında şu görüşlere yer verildi: "GAZETECİLİK İÇİN AYAĞA KALKIN diye haykırdığımız bugün, ülkemizde, basın emekçileri ve sendika olarak, örgütlenme mücadelesi verdiğimiz üç işyerinde üyelerimizi işten atan ve sendika üyeliğinden istifaya zorlayan, toplu sözleşme görüşmelerinden kaçarak çalışanların sendikal haklarına saygı duymayan İstanbul’da Sabah-ATV işverenini, Ankara’da Halk TV işverenini ve Bursa’da Olay gazete ve televizyon işverenini PROTESTO EDİYORUZ! ATV televizyonu ile Sabah gazete ve dergi gruplarının bağlı olduğu Turkuvaz medyanın sahiplik ve yönetim yapısındaki kişiler ile iktidardaki AKP’nin Genel Başkanı Recep Tayip Erdoğan arasında damat-kayınpeder ilişkisine varacak kadar derin bir yakınlık bulunmaktadır. Halk TV’nin sahipliğinin arkasında ise mali ve idari desteğiyle ana muhalefet partisi CHP’nin yöneticileri durmaktadır. Olay gazete ve televizyonu ise eski sahibinin borçlarının tasfiyesi amacıyla yönetimine el koyan Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu’nun (TMSF) tayin ettiği kamu görevlilerinin keyfiyetine terkedilmiş durumdadır. Türkiye’de sendikal örgütlenme ve toplu sözleşme hakkına karşı düşmanca bir tutum içine giren; Anayasal bir hakkı ve insana ait evrensel bir değeri, hukuk dışı akla hayale gelmedik yöntemlerle ihlal ederek suç işleyen ATV-Sabah, Halk TV ve Olay gazete ve televizyon kuruluşlarının sorumlularını ve arkalarındaki destekçileri uluslararası kamuoyu önünde KINIYORUZ! GAZETECİLİK İÇİN AYAĞA KALKIN diye haykırdığımız bugün, hem siyasi iktidara yandaş olanları, hem ana muhalefete yandaş olanları, hem de toplumsal amaçlarla hareket etmesi gereken kamu kuruluşlarını; hukuka uygun davranmaya, hukukun üstünlüğüne saygı duymaya, basın emekçilerinin sendikal hak mücadelesine saygılı davranmaya ÇAĞIRIYORUZ." |
|
Devamı...
|
|
|
ULUSLARARASI “GAZETECİLİK İÇİN AYAĞA KALK” KAMPANYASI
TGS, 5 KASIM’DA İSTANBUL, ANKARA VE BURSA’DA BASIN AÇIKLAMALARI YAPACAK
TURKUVAZ (ATV-SABAH), HALK TV VE OLAY GAZETE TELEVİZYON İŞYERLERİNDEKİ SENDİKASIZLAŞTIRMA UYGULAMALARI PROTESTO EDİLECEK 3 Kasım 2009 Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS), Avrupa ülkelerindeki meslektaşlarıyla birlikte uluslararası Gazetecilik İçin Ayağa Kalk kampanyalarını yaygınlaştırmak amacıyla 5 Kasım Perşembe günü, İstanbul, Ankara ve Bursa’da basın açıklamaları yapacak. İstanbul’da Balmumcu’daki Sabah-ATV binası önünde, Ankara’da Halk TV’ye mali destek sağlayan CHP Genel Merkezi’nin Söğütözü’ndeki binası önünde, Bursa’da ise Olay gazete ve televizyon binası önünde 5 Kasım Perşembe günü saat 13.00’te TGS tarafından hazırlanan ortak bildiriler okunarak, bu işyerlerindeki sendikasızlaştırma uygulamaları, sendikadan istifa baskıları, keyfi ve yasadışı işten çıkarmalar protesto edilecek. Gazetecilik İçin Ayağa Kalk kampanyası kapsamında, basın özgürlüğü ile sendikal örgütlenme ve toplu sözleşme hakkı arasındaki ilişki vurgulanarak, nitelikli yayıncılık için tüm basın emekçilerine, okur ve izleyici kitlesine ve sivil toplum örgütlerine ortak mücadele çağrısı yapılacak. |
|
Devamı...
|
|
| | << İlk < Önceki 1 2 3 4 5 6 7 8 9 Sonraki > Son >>
| | Sonuç 1 - 25 Toplam: 217 |
|
|
 |
|
 |
|
|
|