Editoryal baskıya ve basın özgürlüğü ihlallerine karşı koyan gazeteciler, bir de ekonomik ve sosyal hakları için mücadele ediyor. Halka gerçekleri anlatma gayreti ev kirası, faturalar, çocukların geleceğini düşünmek telaşıyla yarışıyor.
Arzu ettiğimiz makul bir ücret artışını, adil bir çalışma düzenini, Basın İş Kanunu kapsamında çalışma isteğimizi her dile getirdiğimizde olumsuz yanıt alıyoruz. Tek tek pazarlıkla alamadığımız hakları kolektif olarak, sendika çatısı altında talep ettiğimizde ise çoğu zaman yanıt aynı oluyor. Sendika ile masaya oturmak istemeyen işverenler; yetki itirazları, sendikasızlaştırma pratikleri ile mücadeleyi sekteye uğratmaya çalışıyor.
Bugün bir meslektaşımızın paylaşımı ile gündeme yeniden gelen Halk TV, yukarıda özetlemeye çalıştığımız tablonun ne yazık ki içinde yer alıyor. Basın özgürlüğünün sesinin her geçen gün kısılmak istendiği bu düzende Halk TV bünyesinde gazetecilikte ısrar eden meslektaşlarımız, ciddi bir yoksulluk yaşıyor.
Sayılan olumsuzluklar yeni ortaya çıkmadı, uzun süredir var. Türkiye Gazeteciler Sendikası olarak Mayıs 2021’de çoğunluğu sağlayarak Halk TV’de yetkiye başvurduk. İşverenin buna yanıtı ise Haziran 2021’de yetkimize itiraz etmek oldu. Bu itirazı yetkisiz bir mahkemeye yaparak da süreci olabildiğince uzatmak istedi. Yetkisiz mahkemede yargılama bitti ve iki defa istinaf süreci yaşandı. Sonunda dosya yetkili mahkemeye gönderildi.
Dosyayı inceleyen yetkili mahkeme, yeniden Sendikanın yetkili olduğuna karar verdi. İşveren tarafı yine istinafa gitti. İstinaf ise “işkolu-işyeri” konusunun incelenmesi talebiyle dosyayı yeniden ilk derece mahkemesine gönderdi. Aslında ilk derece bu konuyu incelemiş ve işverenden evrak istemişti. Ancak işveren tarafı “şirket personelince evrak tanzimi mümkün değil” diyerek istenen evrakı vermemişti. Mahkeme yeniden yargılama yaparak Kasım 2025 tarihinde tekrar sendikanın yetkili olduğuna karar verdi. Ancak işveren, yetki almamızın üzerinden geçen beş senenin ardından Şubat 2026’da bu karara karşı yeniden istinafa başvurdu. Şu an istinaf mahkemesinin yetki kararını onaması bekleniyor.
Özetle işveren tarafının davayı bilinçli olarak uzatma çabası nedeniyle yetki dosyamızda bir türlü sonuca gelinemiyor.
Buradan Halk TV patronuna bir kez daha seslenmek istiyoruz. Gelin bu haksızlığa bir son verin, yetki itirazınızı çekin ve Sendikamız ile masaya oturun.
Halk TV bünyesindeki her bir emekçi içinden geçtiğimiz süreçte kanalın, halkın haber alma hakkı için nasıl kıymetli bir yerde olduğunun farkında. İstekleri olan Basın İş Kanunu kapsamında çalışma, adil bir ücret ve çalışma düzeni ise lütuf değil hak. Üstelik bu taleplerin hepsi de makul ve karşılanabilir düzeyde.
Henüz sendikalarına üye olmayan Halk TV çalışanlarına da gazetecilerin gücünde buluşmaya davet ediyoruz. Sorunların çözümü yan yana durmaktan ve birlikte mücadeleden geçer. Birlikte güçlüyüz!
Türkiye Gazeteciler Sendikası
Not: Halk TV’deki yetki süreci ile ilgili daha önce yaptığımız basın açıklamasına buradan ulaşabilirsiniz.







